<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ChatlakSohbet.Org &#187; Söyleşi</title>
	<atom:link href="http://www.chatlaksohbet.org/k/soylesi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.chatlaksohbet.org</link>
	<description>Her telden yazılar, hep konudan bir dilim mutlaka var..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Sep 2010 10:01:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bir nakliyattır gidiyor..</title>
		<link>http://www.chatlaksohbet.org/bir-nakliyattir-gidiyor.jsp</link>
		<comments>http://www.chatlaksohbet.org/bir-nakliyattir-gidiyor.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 08:27:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mr.chatlak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[nakliyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlaksohbet.org/?p=786</guid>
		<description><![CDATA[İnternet geldi hayat dahada bir hızlandı.. Hemen her sektör alıyor bu kocaman dünyada yerini.. Ürünler internet ortamında alınıyor&#8230; Reklamlar bu alanda da yaygınlaşıyor..
İnternet&#8217;te google gibi bir dev varki ona uğramadan internetten çıkmıyoruz.. Arama sonuçları ve bu aramalarda yarışın firmalar.. Nakliyat&#8217;ta bunlardan birtanesi.. Evden eve nakliyat işi yapan firmalar, lojistik hizmet verenler ve daha bir çoğu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnternet geldi hayat dahada bir hızlandı.. Hemen her sektör alıyor bu kocaman dünyada yerini.. Ürünler internet ortamında alınıyor&#8230; Reklamlar bu alanda da yaygınlaşıyor..<br />
İnternet&#8217;te google gibi bir dev varki ona uğramadan internetten çıkmıyoruz.. Arama sonuçları ve bu aramalarda yarışın firmalar.. Nakliyat&#8217;ta bunlardan birtanesi.. <a href="http://www.cansizoglunakliyat.com">Evden eve nakliyat</a> işi yapan firmalar, lojistik hizmet verenler ve daha bir çoğu bu kulvarda adeta yarışıyor.. Hizmet kalitesini arttırmaya çalışanlar kadar taklitçilerde yok değil.. Bu durum birazda standartları yükseltiyor aslında.. Zira müşteriye kendinizi seçtirmeniz için standartlarınızı yükseltmeniz gerçeği var ortada&#8230; <a href="http://www.horozexpress.com">Ankara evden eve</a>, <a href="http://www.evdenevenakliyat34.com">istanbul nakliyat firmaları</a> ve daha bir çoğu hepsi için geçerli bu durum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlaksohbet.org/bir-nakliyattir-gidiyor.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nil Karaibrahimgil, Nil Karaibrahimgil ile sohbet</title>
		<link>http://www.chatlaksohbet.org/nil-karaibrahimgil-nil-karaibrahimgil-ile-sohbet.jsp</link>
		<comments>http://www.chatlaksohbet.org/nil-karaibrahimgil-nil-karaibrahimgil-ile-sohbet.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jan 2010 12:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mr.chatlak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Nil Karaibrahimgil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlaksohbet.org/?p=560</guid>
		<description><![CDATA[“DUMA DUMA DUM” İLE BAŞLAYALIM RÖPORTAJIMIZA. UZUN SÜREDİR YAYINDA VE ÇOK SEVİLEN BİR KLİP OLDU.
“Duma Duma Dum” klibini Burcu Yolcu çekti. İlk defa, bir kadın yönetmen ile çalıştım ve bence onun çok acayip bir etkisi oldu klibin üzerinde. Tarif edemeyeceğim birşey. Aslında klip, tamamı ile benim kafamdaki, balon adamlarla dans etme sevdamdan kaynaklandı. Ben bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.powerturk.com/2009/images/rop/NilRop1.jpg" alt="" width="170" height="120" /><strong>“DUMA DUMA DUM” İLE BAŞLAYALIM RÖPORTAJIMIZA. UZUN SÜREDİR YAYINDA VE ÇOK SEVİLEN BİR KLİP OLDU.</strong></p>
<p>“Duma Duma Dum” klibini Burcu Yolcu çekti. İlk defa, bir kadın yönetmen ile çalıştım ve bence onun çok acayip bir etkisi oldu klibin üzerinde. Tarif edemeyeceğim birşey. Aslında klip, tamamı ile benim kafamdaki, balon adamlarla dans etme sevdamdan kaynaklandı. Ben bu adamları otoparklarda, orada burada görüyordum ve çok etkileniyordum onların rüzgarla olan danslarından. Seyretmesi gerçekten çok zevkli. Asıl benim hayalimdeki, bir gün birtanesi ile dansederek bir klip yapmaktı ama grafik olarak, bir çok balon adamın daha güzel duracağını düşündük ve nasıl çekeriz diye düşünmeye başladık. Derken, ben bu balon adamlar gibi dansetsem, acaba nasıl olur diye baktık ve edebileceğimi gördük. Nereden olduğunu bilmiyorum ama ben bu dansı daha önceden biliyor muşum. Gerçekten çok zor bir dans, üç dört gün boyunca, her yerim ağrıdı diyebilirim. Kıpırdayamadım. Herhalde evvelden yapmadığım bir dans olduğu için, vücudum alışık değildi buna.<span id="more-560"></span></p>
<p><strong>KLİPTE DANSLAR KADAR DİKKAT ÇEKEN BİR NOKTA DA KOSTÜMÜNÜZ&#8230;</strong></p>
<p>Kostümümü, Londra’da garip kostümler satan bir kostümcüden buldum. Erkek kostümü olduğunu düşünüyorum. Bana öyle geliyor. Vücudu fazla güzel gösteren bir tayt değil ama klibe çok uygun olduğu için giydim. Benim üzerimdeki suratı balonların üzerine de koyduk. Böylece sanki bir çete gibi olduk ya da onlarla onlar bir dans grubu gibi de olduk ama aynı zamanda ben şarkıyı onlardan birine söylüyormuşum gibi de oldu. Bilmiyorum, hala bu klibi tam çözemiyorum , sizn kadar bana da çok garip geliyor.</p>
<p><strong>NİHAYETİNDE ŞARKI SÖZLERİNİZDEN SONRA, KLİBİNİZE DE TAM MANASI İLE YANSITABİLMİŞ OLDUNUZ HAYALLERİNİZİ&#8230;</strong></p>
<p>Sonuçta böyle bir hayalim gerçekleştiği için gerçekten çok mutluyum. Bu bende istediğim şekilde klip yapabileceğim ve hayallerimi gerçekleştirebileceğim konusunda bir ışık yaktı, çok eğlenceli olduğunu düşüyorum klibin.</p>
<p><strong>HEMEN ARDINDAN DA ”KIRIK” İÇİN BİR KLİP GELDİ.</strong></p>
<p>“Kırık” klibi, benim için hayatımda bir ilk. İlk defa kameranın karşısına saçım, makyajım olmadan, üstelik yağmur altında çıktığım bir klip. Bu photoshop çağında, gerçekten cesaret gerektiren birşey diye düşünüyorum, onu yayınlama cesaretini. Vaz mı geçsem acaba ? (Gülüyor&#8230;) Asıl “Kırık”ın hikayesi şu, bir Pazar günü arkadaşlarım ve ben, Sinan Çetin’in Durusu’daki evine gitmiştik. Yağmurlu, karanlık bir gün&#8230; Derken Sinan; “hepimiz buradayız, ben “Kırık” şarkısına klip çekmek istiyorum, içinde hepimiz olalım” dedi. Herkes tamam dedi çünkü kimse bunun gerçekten bir klip olabileceğini düşünmedi, kendi aramızda bir klip olarak baktık, bende dahil olmak üzere. Sinan, bahçeye dikti kamerayı, üzerine şemsiye koydu çünkü çok yağmurluydu. Bir teybe de “Kırık” şarkısını koyduk. Üzerimde uzun siyah bir elbise, üzerinde beyaz bir nokta. Gerçekten hiç bir şatafatı olmayan bir kıyafet ve ben kameranın önünde, öne-geriye giderek şarkıyı söylemeye başladım. Sonra teker teker herkes çağırıldı dışarı ve 10-15 dakika kameranın önünde durdu. Ben dondum o gün çünkü bütün bu çekimler boyunca oradaydım şarkıyı ben söylediğim için.</p>
<p><strong>DOĞAÇLAMA OLDUĞUNU BİLİYORUZ AMA SANKİ KLİBİN ÖNCEDEN YAZILMIŞ BİR SENARYOSU VARMIŞ GİBİ&#8230; YAĞMUR, ŞARKI, KOSTÜM, MİZANSENLER ÖYLE UYUMLU Kİ !</strong></p>
<p>Evet, ben bir de hareket uydurdum klipte. Üzerimdeki beyaz noktaya, herkesin kalbinin kırıklıklarını topluyormuş gibi bir hareket buldum ve onu yapmaya başladım bilmiyorum bu klibi izleyenlere geçiyor mu. Kalp kırıkları toplamış oldum ve böylece arkadaşlarımla aramda enteresan bir ilişki doğdu. Yani bu klip bizim kendi aramızda bulduğumuz bir tiyatro bir dans gibi birşey ve aylardır bekliyor. Yayınlayıp yayınlamamayı çok düşündüm çünkü benim için çok özel anlamları olan, en yakın dostlarımın olduğu bir klip. Oturup düşündük bunu yayınlayalım mı yayınlamayalım mı diye. Sizinle paylaşmak istedim ve sizin de benim her halimi, hayatımdaki insanları böyle bir günü de yaşamanızı istedim benimle beraber. Kalbi “Kırık” olan herkese armağan etmek istedim bunu. Şarkıya çok uyuyor bu klibin böyle olması. Bu şarkı benim bu güne dek yazdığım en düz, en acıklı, böyle başka şarkılarım da var onlara da haksızlık etmek istemiyorum ama bu şarkı kendimi gerçekten soyduğum bir şarkıydı. Bu kadar çiğ ve kozemetikten uzak olması, gerçek olması bu şarkıya çok yakışıyor. O yüzden de şarkıyı klipten ayırmak istemedim, ikisi birbirini çok tamamlıyor.</p>
<p><strong>BİR DE MUTLAKA BAHSETMEMİZ GEREKEN BİR WEB SİTESİ VAR !</strong></p>
<p>Hazır böyle yapmışken sizi de oyuna davet etmek için, aklıma şöyle birşey geldi. www.kirildim.com diye bir site açtık. Klibin içine de adresi yazdık. Bu siteye gelerek, kalbinizi kıran şeyi, oradaki beyaz noktaya yazıp, sizin kalp kırıklarınızın da, sonsuza kadar bizimkilerin arasına karışmasını sağlayabilirsiniz. Eskiden şey derlerdi ya, bir şeye moralin bozulduysa lavaboya anlat diye, bu da öyle birşey. Bu site, kalbi kırıklara armağan.</p>
<p>PERFORMANS PROJELERİNİZ DE DEVAM EDİYOR ELBET, ÖNÜMÜZDEKİ İLK KONSERİNİZ NE ZAMAN ?</p>
<p>15 Ocak’da “Extra Large” isimli bir klüpte konserimiz var. Burası da açılışını benim performansım ile yapacak ve benim için şöyle bir önemi var burada konser vermenin. Adı “Extra Large”, benim de böyle bir şarkım var ama ondan değil. Aynı zamanda “Seviyorum Sevmiyorum” klibini çektiğimiz mekan burası. Gerçekten çok enteresan, çok kitsch ve çok tuhaf ruhu olan ve daha önce çok değişik konseptlere mekan olmuş, hatta Sinema bile olmuş bir yer. Ben orayı çok beğendim klip çekerken ve bir senedir bekliyordum. 15 Ocak’da Beyoğlu’nda “Extra Large” adlı bu mekana hepinizi bekliyorum, gerçekten enteresan bir yer.</p>
<p><strong>TEŞEKKÜR EDERİZ BU GÜZEL RÖPORTAJINIZ İÇİN.</strong></p>
<p>Teşekkürler.</p>
<p>Kaynak: Powerturk.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlaksohbet.org/nil-karaibrahimgil-nil-karaibrahimgil-ile-sohbet.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pınar Eczacıbaşı ile Sohbet</title>
		<link>http://www.chatlaksohbet.org/pinar-eczacibasi.jsp</link>
		<comments>http://www.chatlaksohbet.org/pinar-eczacibasi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Sep 2009 09:05:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mr.chatlak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra]]></category>
		<category><![CDATA[Magazin]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[pınar eczacıbaşı sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlaksohbet.org/?p=363</guid>
		<description><![CDATA[Genç Yönetici ve İşadamları Derneği Başkanı Pınar Eczacıbaşı, bugüne kadar yaptığı her işin üstesinden başarıyla gelen, çalışkan, zeki, güçlü, güzel mi güzel bir iş insanı. Disiplinli bir ailede büyüyen Eczacıbaşı, “Hayat uzun bir yolculuk. Mönüde size de sunulacaklar var mutlaka” diyor.Pınar Eczacıbaşı&#8230; Başarılı kariyeri, çalışkanlığı, yüzü Batı’ya dönük yetiştirilme tarzı, inandığı doğrulardan taviz vermeyen duruşuyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft size-medium wp-image-362" style="margin: 5px;" title="pinar-eczacibasi" src="http://www.chatlaksohbet.org/wp-content/uploads/2009/09/pinar-eczacibasi.jpg" alt="" width="150" />Genç Yönetici ve İşadamları Derneği Başkanı Pınar Eczacıbaşı, bugüne kadar yaptığı her işin üstesinden başarıyla gelen, çalışkan, zeki, güçlü, güzel mi güzel bir iş insanı. Disiplinli bir ailede büyüyen Eczacıbaşı, “Hayat uzun bir yolculuk. Mönüde size de sunulacaklar var mutlaka” diyor.<span id="more-363"></span>Pınar Eczacıbaşı&#8230; Başarılı kariyeri, çalışkanlığı, yüzü Batı’ya dönük yetiştirilme tarzı, inandığı doğrulardan taviz vermeyen duruşuyla farkını ortaya koyuyor. Vedat Eczacıbaşı’nın da kızı. Önemli değerlere sahip. Sadece başarı değil, aşk, sevgi, aile bağları, huzur onun için çok önemli. Güçlü kişiliği ve güzelliği ile de çok etkileyici. Eczacıbaşı, Genç Yönetici ve İşadamları Derneği’nin (GYİAD) ilk kadın başkanı. Aynı zamanda DEİK Belçika -Türk İş Konseyi Başkanı. Dünyanın önde gelen yatırım kuruluşlarından Schroders Group’un Türkiye temsilciliğini yürütüyor. Eczacıbaşı, samimi sohbetiyle karşınızda.</p>
<p style="text-align: justify;">Eczacıbaşı ailesinin bir ferdi olarak büyümek çocukken bir anlam ifade eder miydi?<br />
- Evet, ailenin öneminin bilincindeydim. Çok çocuk yaşlarda bile hata yapmamaya özen gösterirdim sanki hata yaparsam aile adına saygısızlık etmiş olurum gibi düşünüyordum. Yani son derece kontrollü bir çocukluktan bahsediyorum. Oysa doya doya yaramazlık yapmak isterdim açıkçası. Hiperaktif bir çocuktum ve bebeklerle oynamak yerine su tabancasına bayılırdım, koşup atlamaktan, ağaca tırmanmaktan acayip zevk alırdım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Nasıl bir aile yapınız vardı?</strong><br />
- Babamı çok erken yaşta kaybettiğimiz için çocukluğumun önemli bir bölümü okulda (kız kardeşimle beraber yatılı okuyorduk), amcam (Nejat Bey) ve yengemle yaşadığımız Yeniköy’deki evde geçti. Amcam otoriter bir insandı. Kendisiyle aklımıza gelenleri konuşmak gibi bir şansımız yoktu. Evde olduğu zamanlar çoğunlukla çalışırdı. Ailenin bir araya geldiği zamanlar, yemek ve TV seyrettiğimiz zamanlardı. Yengem ise tam bir İstanbul hanımefendisiydi. Amcama karşı büyük bir saygı vardı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Küçükken model aldığınız kimdi? Baba ve anne figüründen hangisi etkiliydi üzerinizde?</strong><br />
- Aile büyüğü olarak gördüğümüz bildiğimiz amcamı model aldım doğal olarak. Son derece başarı odaklı bir insandı. Mükemmelliyetçi bir tavrı vardı hayata karşı. Benim için de başarı çizgisini yakalamak hayatımda hep çok önemli olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;"><strong>Büyürken başkalarından farklılıklarınız ya da eksikleriniz nelerdi?</strong></span><br />
- Belki disiplin ve başarı faktörüne fazla odaklanıldı, biraz daha sevgi faktörü işin içinde olabilirdi diye düşünüyorum. Çocukluk ve gençlik yılları son derece kontrollü geçti. Yani hiç şımaramadım çocukken.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Babanızla/amcanızla çatışmanız oldu mu hiç? İş, eğitim, arkadaş hakkında?</strong><br />
- Oldukça başarılı bir eğitim hayatım olduğu için o konuda bir sıkıntım olmadı hiç. Belki birtakım içsel çatışmalar yaşamış olabilirim çünkü ciddi bir otorite ve disiplin vardı. Yani kendi sorunlarınızı kendi başınıza halletmeniz gereken bir durum söz konusuydu. Çocuk yaşlarda kolay bir durum değil takdir edersiniz. Bir de amcam iş hayatında grup dışında çalışma isteğime karşı çıkmıştı ilk başta ancak sonra tatlıya bağlandı o konu.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çocukluk hayaliniz ne üzerineydi?</strong><br />
- Ya doktor olurum ya da iş kadını yani iş hayatının içerisinde tepe noktada bir yönetici olurum diye düşünüyordum. O zamanlar TV dizilerinde iş hayatındaki başarılı kadınları görür bayılırdım. Üniversite eğitimimi Amerika’da yaptığım için ve Amerika’da tıp eğitiminin uzunluğundan dolayı amcam bu konuya sıcak bakmadı. Ben de önce kimya eğitimi alıp üzerine business master yaptım ve iş hayatına kısa bir kimyagerlik deneyiminden sonra bankacılık sektöründen atıldım.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aileniz sizi yetiştirirken nasıl bir yol izledi? Kulağınıza küpe olan öğütleri nelerdi?</strong><br />
- Amcam şımarıklığa asla tahammül etmezdi.  Mutevazı olmayı çok önemserdi. Emeği önemserdi. Gittiği bir restoranda çoğu zaman aşçıbaşına teşekkür eder öyle ayrılırdı mekandan. Bütün bunlar hayata bakışınızı etkiliyor elbette. Yurtdışında okurken devletin tahsis ettiği kadar harçlık alırdım, bir kuruş daha fazla değil. Araba almaya asla müsade etmedi ki etrafımda herkesin arabası vardı ve Amerika’da mesafeleri düşününce çok da ihtiyacınız oluyor. Senede bir kere Türkiye’ye gelme şansım vardı. Halbuki etrafımdaki arkadaşlarım her tatilde bir yere giderler çok daha rahat para harcarlardı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hangi tarafınız çok güçlüdür?</strong><br />
- Dayanıklıyımdır. Asla maymun iştahlı olmadım. Kafamdaki hedefi yerine getirmek için sonuna kadar sebat ederim. Önem verdiğim konu üstünde gece gündüz çalışabilirim. Elbette hayat her zaman istediğiniz gibi gitmiyor ve dibe vurduğunuz zamanlar oluyor ama yola devam etmek için her zaman bir şekilde motivasyon buldum şimdiye kadar. İnsanları asla bulundukları statülerine göre değil hayata bakış açılarına göre değerlendirmeye çalışırım.  Her daim gücün yanında olmaya çalışan insanlardan uzak durmaya çalışıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Peki en kırılgan tarafınız nedir?</strong><br />
- Çok hassas olduğum konular var. Kaybetmekten (sevdiğim her şeyi) çok korkarım. Haksız, mesnetsiz eleştirelere tahammülüm yok. Özellikle kaybedecek şeyi olmayan, kısa yoldan köşe dönmeye çalışan insanların eleştirilerinden çekinirim. Vicdan muhasebesi yapmayan, dünyaya at gözlüğü ile bakan, sadece kendi hayatına odaklı, çevresine duyarsız insanlara tahammülüm yok. Bir de işin kolayına kaçan hadi canım sendecilere, boşvercilere, umursamazlara dayanamıyorum. Ben hayatı bunlar denmeyecek kadar kıymetli buluyorum. İşte bu tür insanlarla karşılaştığım zaman hassaslaşıyorum, kırılıyorum, köşeme çekiliyorum ama yeniden kuvvet bulmam uzun sürmüyor çünkü hayat çok kıymetli.</p>
<p style="text-align: justify;">kaynak:Hürriyet Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlaksohbet.org/pinar-eczacibasi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Selim Güngören kimdir?</title>
		<link>http://www.chatlaksohbet.org/selim-gungoren-kimdir.jsp</link>
		<comments>http://www.chatlaksohbet.org/selim-gungoren-kimdir.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2009 09:39:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mr.chatlak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[selim]]></category>
		<category><![CDATA[selim güngören]]></category>
		<category><![CDATA[selim güngören biyografisi]]></category>
		<category><![CDATA[selim güngören hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlaksohbet.org/?p=295</guid>
		<description><![CDATA[Dogum yeri: İstanbul ,20/11/1985 Üsküdar doğumlu.. Marmara Üni. Turizm ve Seyehat İşletmeciliği mezunu. Şuanda da Anadolu Üni. Açıköğretim Fakültesi İşletmecilik 4. sınıfı okuyor. Kısmetse bu sene okul biticekmiş.
Boğaziçi Müzik Okulu Türk Sanat Müziği bölümü, Üsküdar Musiki Cemiyeti Müzik için Kompozisyon bölümü ve Avrupa Trio Müzik Okulundan da Jazz Trio eğitimi almış.
6 yaşından beri org çalıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="size-medium wp-image-296 alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px;" title="selim-gungoren" src="http://www.chatlaksohbet.org/wp-content/uploads/2009/08/selim-gungoren-225x300.jpg" alt="" width="150" />Dogum yeri: İstanbul ,20/11/1985 Üsküdar doğumlu.. Marmara Üni. Turizm ve Seyehat İşletmeciliği mezunu. Şuanda da Anadolu Üni. Açıköğretim Fakültesi İşletmecilik 4. sınıfı okuyor. Kısmetse bu sene okul biticekmiş.<span id="more-295"></span><br />
Boğaziçi Müzik Okulu Türk Sanat Müziği bölümü, Üsküdar Musiki Cemiyeti Müzik için Kompozisyon bölümü ve Avrupa Trio Müzik Okulundan da Jazz Trio eğitimi almış.<br />
6 yaşından beri org çalıyor. Onun dışında darbuka, gitar, kanun, perkinsyon cihazlarını çalabiliyor.Bu müzik sevdası selim gülgörene Ablasinin küçükken hediye ettiği org sayesinde müziğe meraki başlamis. Ailede ondan başka müzikle ilgilenen yok. 15 senedir müzikle ilgileniyor. Asıl mesleği aranjörlük…</p>
<p style="text-align: justify;">Daha önce birkaç reklam filminde rol almış ama ciddi anlamda ilk projem Baba Ocağıdır. Filmin yapımcılarıyla (Mustafa Şevki Doğan) dizinin müzikleri ile ilgili görüşmeye gitmiş Mustafa ağabey dizide müzisyeni canlandırıcak biri lazım deyince selim gülgörene kısmet olmus.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Gelelim Huylarına… </strong><br />
Selim Fenerbahçeli..  Ama deli gibi fanatik bir izleyici değil sadece milli maçlara bakıyor…<br />
Selim saçlarına birinin dokunmasından nefret ediyor…<br />
Dişlerini fırçalamadan asla uyuyamaz…<br />
Aşırı titiz…<br />
Yemekten önce ve sonra ellerini yıkamadan rahat edemiyor…<br />
Çekimler dışında asla jöle ve sprey kullanmıyor…<br />
Yüzünde çekim için makyaj varken çok rahatsız oluyor.<br />
Selim çok takıntılı biri…<br />
O’nu tanımadan ukala demelerine kızıyor…<br />
Ayakkabısına basılmasından ve ayakkabısının kirlenmesinden nefret ediyor…<br />
İllaki marka olsun istemiyor, alışverişlerini genelde annesi yapıyor…<br />
Home stüdyosuna yeni aranje cihazları almayı alışveriş yapmış sayıyor.<br />
Burcu akrep ama burçlara inanmıyor…<br />
Sakalsız kalmaktan nefret ediyor… (sakalsız kendisini çirkin ve çocuk gibi hissediyor)<br />
Çok duygusal.<br />
Yemekten asla vazgeçemiyor.<br />
Yemek yerken gözü hiçbir şey görmüyor.<br />
Spor yapmadan duramıyor…<br />
Bestelerinin hepsinin bir yaşanmışlığı varmış… Yaşanmış olmasa beste anlamsız geliyormuş…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlaksohbet.org/selim-gungoren-kimdir.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eğitim Sohbeti &#8211; İstanbul Teknik Üniversitesi</title>
		<link>http://www.chatlaksohbet.org/egitim-sohbeti-istanbul-teknik-universitesi.jsp</link>
		<comments>http://www.chatlaksohbet.org/egitim-sohbeti-istanbul-teknik-universitesi.jsp#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Jul 2009 08:57:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mr.chatlak</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul teknik üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul teknik üniversitesi hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[itü]]></category>
		<category><![CDATA[itü hakkında]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.chatlaksohbet.org/?p=261</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Teknik Üniversitesi, çağdaş dünya üniversiteleri arasında yerini almak, bunu yaşadığı süreçler ve ürünleri ile kanıtlamak istemektedir.
Bu çerçevede, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin misyonu ise Türkiye içinde değil dünyada yarışacak mezunları yetiştirmektir. Yoğun rekabet koşulları içinde üniversitemiz; dinamik, küresel, kaliteli, yaratıcı, katılımcı bir eğitim/öğretim ve araştırma politikası izlemektedir.
İstanbul Teknik Üniversitesi, çağdaş gelişmelere paralel olarak, yeniden yapılanma ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignleft" style="border: 0pt none; margin: 5px;" src="http://www.itu.edu.tr/datafiles/fotogaleri/thumb/7a2d26ac-1d09-4564-9392-0c11755a77c7.jpg" alt="" width="120" height="120" />İstanbul Teknik Üniversitesi, çağdaş dünya üniversiteleri arasında yerini almak, bunu yaşadığı süreçler ve ürünleri ile kanıtlamak istemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu çerçevede, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin misyonu ise Türkiye içinde değil dünyada yarışacak mezunları yetiştirmektir. Yoğun rekabet koşulları içinde üniversitemiz; dinamik, küresel, kaliteli, yaratıcı, katılımcı bir eğitim/öğretim ve araştırma politikası izlemektedir.<span id="more-261"></span></p>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi, çağdaş gelişmelere paralel olarak, yeniden yapılanma ve fiziksel altyapısı ile birlikte araştırma ve eğitim donanımlarını hızla yenileme çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çerçevede geliştirilen projelerin amacı, öğrencilerimize daha iyi bir eğitim/öğretim ortamı sağlamanın yanında onlara çağdaş yurt ve burs olanakları yaratmak, genç ve nitelikli öğretim elemanlarının desteklenmesi ile üniversitenin gelecekteki gelişmelerini güvence altına almak, enformasyon sistemlerinin geliştirilmesi, laboratuar altyapısının yenilenmesi ile araştırma potansiyelinin değerlendirilmesini ve geliştirilmesini sağlamaktır.</p>
<p>İstanbul Teknik Üniversitesi&#8217;nin vizyonu, bir Dünya üniversitesi olarak gelişmesini sürdürmektedir. Misyonu ise, evrensel bilimi, teknolojik gelişmeleri, topluma doğrudan katkı sağlayan projeleri ön plana alan, ülkenin sınırları içine sıkışmadan dünyada yarışan bir araştırma üniversitesi olarak eğitim, öğrenim, araştırma ve geliştirme etkinliklerini sürdürmektedir. İstanbul Teknik Üniversitesi, bu çerçevede 1996 yılından başlayarak Lisans öğretimini tümüyle yeniden yapılandırmıştır. İTÜ&#8217;nün eğitim ve öğretimdeki amacı:</p>
<p>* Öğrenmeyi öğrenen,<br />
* Yaratıcı, dinamik, katılımcı,<br />
* İngilizce&#8217;yi iyi bilen,<br />
* Yerel değerleri gözardı etmeden küresel,<br />
* İleri teknolojilere hakim,<br />
* Araştırma yetenekleri gelişmiş,<br />
* Sosyal ilişkileri güçlü,<br />
* Ülkeye ve insanlılığa yararlı,<br />
* Mesleki etiğe sahip, mezunlar yetiştirmektir.</p>
<p><strong><a href="http://www.itu.edu.tr/datafiles/site/360/index.html">Kampüsü panaromik 360 derece olarak görün&#8230;</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.chatlaksohbet.org/egitim-sohbeti-istanbul-teknik-universitesi.jsp/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
